BOŞANAN ANNE VE BABA ORTAK VELAYET ALABİLİR Mİ?

Ortak velâyet; ana ve babanın, bir bütün halindeki velâyeti eşit yetkilerle ve aralarında uzlaşarak kullanmaları anlamına gelir ve ana babanın velayet hakkı birbirinden bağımsız ve her birine bireysel olarak tanınmaktadır. Bu bağımsızlık ve bireysellik neticesinde de, hakkın sağlamış olduğu yetki ve görevlerin ana baba arasında paylaştırılmasından değil, ortak bir şekilde, birlikte hareket etme suretiyle bu hakkı[…]

REDDEDİLEN KISMIN TEMYİZ SINIRI ALTINDA KALMASI HALİNDE TEMYİZ HAKKI

Davada reddedilen kısmın temyiz sınırı altında kalması halinde davalı HMK 348/1 maddesi uyarınca ancak davacının temyizi halinde katılma yolu ile temyiz hakkına sahiptir. T.C YARGITAY 4.Hukuk Dairesi Esas: 2018/ 2966 Karar: 2020 / 2627 Karar Tarihi: 08.07.2020 YARGITAY KARARI MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk[…]

AĞIR CEZAYI GEREKTİREN SUÇÜSTÜ HALİ DIŞINDA AVUKATIN ÜZERİ ARANAMAZ

POLİS TARAFINDAN AVUKATIN ÜSTÜNÜN ARANMASI HİZMET KUSURU OLUP TAZMİNAT GEREKTİRİR Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatların üzerinin aranamayacağı tartışmasız olup, bir suçüstü hali olmadan müvekkili önünde kolluk kuvvetlerince üzeri aranan davacının meslek onurunun zedelendiği açık olduğundan davalı idarenin görevle ilgili olarak gerçekleştirilen bu eylemde hizmet kusurunun bulunduğu neticesine[…]

BANKANIN AVUKATIN VEKALETNAMESİNDE ÖZEL YETKİ ARAMASI HUKUKA UYGUN DEĞİLDİR?

Yargıtay, vekilin yetkili kılındığı genel vekaletnamede, ilgili banka Şubelerinden belge talep etme ilgili yetki verilmediğinden bahisle olumsuz cevap verilmesinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2/3. maddesindeki “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır.[…]

ZİNA NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI AÇMA ŞARTLARI NELERDİR?

Zina, TMK m. 161 hükmün ile düzenlenmiş olup kanun koyucu bu hükümde zinanın bir boşanma sebebi olduğunu belirtmiş ancak tanımını yapmamıştır. Zina; eşlerden birinin isteyerek, eşinden başka birisi ile cinsel ilişkide bulunması şeklinde tanımlanabilir4. TMK ‘ da bu durum  m. 161/I’ de yer alan “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.” hükmü ile[…]

TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI AÇABİLMENİN ŞARTLARI NELERDİR?

Terk, eşlerden birinin evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla, isteyerek ve sürekli olarak, haklı bir neden olmaksızın ortak hayata son vermesi ve ortak hayata dönmemesidir. Eşlerden birinin evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla haksız bir şekilde ortak konutu terk etmesi halinde diğer eş, TMK m.164’de öngörülen şartları yerine getirmek suretiyle terk[…]

FİİLİ AYRILIK NEDİR? DAVA ŞARTLARI NELERDİR?

Fiili ayrılık kavramı eşlerin evlilik birliği içinde kendilerinden beklenen birlikte yaşama yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kanunun aradığı belli süre boyunca ayrı yaşamayı ifade eder yani ortak yaşamın kurulamaması anlamındadır. Hukuk düzeni tarafından fiili ayrılık kabul edilen ayrılıklar TMK m. 166/4 kapsamındaki ayrılıklardır. Yani öncesinde açılmış bir boşanma davasının reddedilmesinin üzerine tarafların evlilik birliği içinde kendilerinden beklenen[…]

DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞI NEDİR? HANGİ HALLERDE TALEP EDİLEBİLİR?

2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile birlikte yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi benimsenmiştir. Eşlerden biri yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi boyunca, bağışlama kastı olmaksızın diğer eşe ait bir malvarlığı değerinin edinilmesine, korunmasına veya iyileştirilmesine yönelik bir katkıda bulunduğu taktirde yaptığı katkı ile orantılı olarak, mal rejiminin tasfiyesi[…]

DAMAT DÜĞÜNDE TOPLANAN ALTINLARLA BEKARLIKTAN KALAN BORÇLARINI ÖDEYEMEZ

Yargıtay 3.Hukuk Dairesi E.2016/ 7410 K.2017 / 17097 sayılı kararında “Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı kabul edilir. Ne var ki somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda geline ve damada takılan ziynetler eşyaları ayrı ayrı değerlendirilmiş, mahkemece de yalnızca geline takılanlar[…]

BOŞANMA DAVASI SÜRERKEN ÖLEN EŞİN MİRASÇISI SIFATINI KAZANABİLMESI İÇİN KİMİN DAHA KUSURLU OLDUĞUNA KARAR VERİLMESİ GEREKİR

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2013/10557 sayılı kararında “Boşanma davası sürerken ölen eşin mirasçısı sıfatını kazanabilmesi için kimin daha kusurlu olduğunun kararının verilmesi gerekir. Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı koca tam kusurlu kabul edilmiş ise de toplanan delillerden; davalı kadının eşine ağır hakaret etmesine, eşinin hastalığıyla ilgilenmemesine karşılık; davacı kocanın da birlik görevlerini yapmamak için[…]

              Bu site, size daha iyi bir göz atma deneyimi sunmak için çerezler kullanır. Bu web sitesine göz atarak, çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Sohbeti Aç
💬 Yardım ister misiniz?
Merhaba 👋
Aile Hukuku ile ilgili bilgi almak ister misiniz?